Muhabir24 Haber – Haberler – Son Dakika Haberleri

Haber ve son dakika haberleri, güncel haberler, magazin, spor ve ekonomideki gelişmeler, yerel ve dünya haberleri Muhabir24.com da'da.

Sencer kimdir tarihte Ahmet Sencer nasıl öldü hayatı

TRT 1’in Uyanış Büyük Selçuklu dizisindeki Ahmet Sencer kimdir, tarihte Sencer nasıl ve ne zaman öldü araştırması başladı. Babasını 6 yaşında kaybeden ve hanedanın başına geçen Sultan Sencer Melikşah’ın oğludur. Hayatının aşkı Turna Hatun ile evlenen Sultan Sencer’in çocuklar ve ölümü hakkında bilgiler.

Abone ol

TRT 1 ekranlarında yayın hayatına başlayan Uyanış Büyük Selçuklu dizisi oyuncuları ve karakterlerin tarihteki yeri önemi büyük merak konusu oldu. Sencer, babasını 6 yaşındayken kaybetmiş ve hanedandaki taht kavgaları dolayısıyla yeterince eğitim alamamıştır. Çok eksik eğitim almasına karşın kendisini geliştirme başarısına sahip olan Sencer, o kadar fazla başarıya imza attı. Peki, Sencer kimdir tarihte ne zaman ve nasıl öldü? İşte, Sencer hakkında merak edilen bilgiler

Uyanış Büyük Selçuklu dizisini izleyen birçok kişi Sultan Sencer kimdir, tarihte kimdir?

Ekin Koç- SENCER: Selçuklu Devleti’nin kutlu sırrı ve en gözü kara kahramanı. Atalarının cesaretinden doğmuş bir Selçuklu kartalı. Nizamülmülk’ün elinde çelikleşmiş karakteri, Gazali’nin yanına keskinleşmiş zekâsı ve Hemedani’nin sunduğu gönül pınarından içen kutlu melik. Devletin kaderini omuzlarında taşıyan sağlam irade, tarihin seyrini değiştiren efsanevi kahraman! 

Sencer, 25 Receb 479’da (5 Kasım 1086) Sincar’da doğdu. Babası Sultan Melikşah’tır. Sencer isminin ona doğum yerinden dolayı verildiği söylenti edilir (İbnü’l-Esîr, X, 141; İbn Hallikân, II, 428). Adının Sancar olduğunu, bu kelimenin Türkçe “saplamak” anlamındaki sançmak kelimesinden türetildiğini gösteren kaynaklar da vardır (Dîvânü lugāti’t-Türk, II, 171, 180, 182; III, 310; İbnü’l-Ezrak el-Fârikī, s. 287; Ebü’l-Fidâ, I/4, s. 106; İA, X, 187, 486). Sencer’in fazla güzel yüzlü olduğu (Zekeriyyâ b. Muhammed el-Kazvînî, s. 415), çocukluğunda geçirdiği çiçek hastalığının Ömer Hayyâm kadar çare edilmesine rağmen yüzünde dehşet izler bıraktığı belirtilmektedir. Demin altı yaşında iken babası Melikşah’ın ölümünün ardındaki hânedan mensupları aralarında akıntı eden taht kavgaları sebebiyle yeterince eğitim alamadığı anlaşılmaktadır. Ancak ufak yaştan itibaren devlet idaresinde kayda değer tecrübeler edindiği, bu eksikliğini kabiliyet ve tecrübeleri sayesinde giderdiği söylenebilir.

Sultan Berkyaruk, amcası Arslan Argun’un isyanını bastırmak için gönderdiği öteki amcası Böri Bars’ın yenilgiye uğraması üzerine üvey kardeşi Sencer ve Atabeg Emîr Kamaç kumandasındaki bir orduyu Horasan’a sevketti (489/1096). Damgan’a ulaştığında Arslan Argun’un öldürüldüğünü öğrenen Sencer burada bekledi. Sultan Berkyaruk 5 Cemâziyelevvel 490’da (20 Nisan 1097) Sencer’e katılınca birlikte Nîşâbur’a girdiler, oradan Belh şehrine geçtiler. Sultan Berkyaruk, bu sefer sonunda merkezi Merv olmak üzere Gazne sınırlarına kadar uzanan Horasan topraklarını Melik Sencer’e iktâ etti. Emîr Kamaç’ı kendisine atabeg, Ebü’l-Feth Ali b. Hüseyin’i vezir ödev ettikten sonra Irak’a döndü.

4 Receb 493’te (15 Mayıs 1100) Muhammed Tapar karşısında uğradığı yenilgiden sonradan yandaki eksik bir kuvvetle Utumah’a giden Berkyaruk burada kendi saltanatını isteyenleri bir safta toplanmaya çağırdı. Bu sırada Horasan’ın büyük bir kısmı ile Taberistan ve Cürcân, emîr-i dâd Habeşî b. Altuntak’ın idaresindeydi. Horasan’a hâkim olma meselesinden nedeniyle Melik Sencer ile bozuşan Habeşî, Sultan Berkyaruk’a Sencer’in Belh askeriyle birlikte idaresi altındaki şehirlere hücum ettiğini bildirdi ve ondan takviye istedi. Sultan Berkyaruk 1000 kişilik bir güçlü olarak Habeşî’ye yardıma geldi. Habeşî’nin 20.000 şahsiyet süvari birliği ve Bâtınîler’den oluşan 5000 karakter bir piyade kuvveti mevcuttu. Nûşecân önlerinde meydana gelen savaşta Sencer’in ordusu Sultan Berkyaruk’un ordusunu bozguna uğrattı. Bu savaş Berkyaruk-Sencer münasebetlerinde bir dönüm noktası teşkil eder. Çünkü o güne değin yapılan taht kavgalarında Sencer’in büyük yardımlarını görebilen Sultan Berkyaruk bu defa onu bir rakip olarak karşısına almıştı.

Muhammed Tapar, Sultan Berkyaruk ile yaptığı ikinci savaştan mağlûp ayrılınca Horasan hâkimi Melik Sencer’e başvurdu. Öz kardeşi Muhammed Tapar’ın Sultan Berkyaruk karşısında yenildiğini Cürcân’a geldiğinde öğrenen Sencer hemencecik onun ihtiyaçlarını karşıladı ve iki kardeş bir ittifak oluşturdu. Askerleriyle birlikte Horasan’dan ayrılıp Cürcân’da bulunan Muhammed Tapar’ın yanında gelen Sencer buradan onunla birlikte Damgan’a gitti. Damgan’dan Rey’e içten yola çıkan Muhammed Tapar ve Sencer şehre vardıklarında Nizâmülmülk’e yan gulâmlar da kendilerine katıldı. Bu olay onların ırk nazarında itibarını arttırdı. Sultan Berkyaruk ile Muhammed Tapar arasındaki beşinci savaştan (8 Cemâziyelevvel 496 / 17 Şubat 1103) sonra taraflar anlaşmaya vardı. Buna tarafından Sencer’in Horasan ve Mâverâünnehir’deki hâkimiyetinde herhangi bir değişiklik yapılmadı ve onun Muhammed Tapar’ı metbû tanıması benimsendi.

Taht kavgalarından faydalanarak Selçuklular’ın Mâverâünnehir hâkimiyetine bitirmek ve Horasan’ı istilâ etmek isteyen Doğu Karahanlı Hükümdarı Hârun Tegin (Kadır Han Cibrâil b. Ömer), Berkyaruk’un tahta çıkardığı Batı Karahanlı hükümdarını öldürtmüştü. Sencer’le Muhammed Tapar’ın Bağdat’ta bulundukları sırada Kadır Han’ın Sencer’in ülkesini istilâ hırsı bir kat daha arttı. Sencer’in emîrlerinden Gündoğdu ile sürekli haberleşen Kadır Han, onun Sencer’in hasta olduğunu ve derhal harekete geçmesini gösteren mektubunu alınca 100.000 şahsiyet bir orduyla Horasan üzerine yürüdü. İyileşen Sencer 5000 süvariyle Belh’e geldi, yanında Gündoğdu da vardı. Sipehsâlâr (İsfehsâlâr) Emîr Bozkuş’a hasedinden nedeniyle Sencer’e ihanet eden Gündoğdu, Kadır Han’ın ordusuna katıldı. Casusları vasıtasıyla Kadır Han’ı takip ettiren Sencer bir gün onun Belh civarında ava çıktığını öğrenince Emîr Bozkuş’u onu tutmak üzere görevlendirdi. Kısa süren bir çatışmanın arkasında Kadır Han ve Gündoğdu tutsak alındı. Sencer huzuruna getirilen Kadır Han’ın özür dilemesine karşın öldürülmesini emretti. Bu olayın ardındaki Mâverâünnehir’i her tarafta teşkilâtlandıran Sencer, Karahanlı hânedanından II. Muhammed b. Süleyman’ı (1102) Arslan Han unvanıyla Batı Karahanlı hükümdarı ilân edip kendine tâbi kıldı. Arslan Han bir müddet sonradan Karahanlı hânedanından Ömer Han tarafından Semerkant’tan uzaklaştırıldı, ama Sencer’in müdahalesiyle Ömer Han bozguna uğratıldı. 1103 yılında aynı hânedana mensup olan ve Sagun (Sağır) Bey unvanıyla belli Hasan b. Ali, Arslan Han ile mücadeleye girişti. Arslan Han tekrar Sencer’in yardımıyla bu sıkıntıdan kurtuldu. Sultan Muhammed Tapar devrinde ve Sencer’in saltanatı baştan başa Karahanlılar, Büyük Selçuklu Devleti’ni metbû tanımaya devam ettiler. Bunda siyasî evlilikler yoluyla tesis edilen akrabalık ve dostluklar dek Melik Sencer’in tutumunun da kayda değer rolü olmuştur.